uniform için İngilizce-Türkçe çeviriler:

üniforma, üniformalı · forma · kıyafet · tekdüze · değişmeyen · aynı · standart · diğer çevirileri

uniform üniforma, üniformalı

Well, thank you, Captain but this uniform it just doesn't fit, and you know it.

Teşekkür ederim, Kaptan. Ama bu üniforma bana uymuyor, ve siz bunu biliyorsunuz.

Is that a uniform of some kind?

Bu bir çeşit askeri üniforma mı?

That wasn't my uniform

O üniforma benim değildi.

uniform forma

Glen Gary, you got us pink uniforms, yes, but, you know what?

Glen Gary, sen bize pembe formalar aldın, evet, ama, bunu biliyor musun?

Hey, Dodge, you see the new uniforms?

Hey Dodge, yeni formaları gördün mü?

And that's why school uniforms should not be mandatory.

Ve işte bu yüzden okul formaları zorunlu olmamalı.

uniform kıyafet

Go take a shower, change out of that stinking uniform, and please, hey, please, at least give her a call.

Git bir duş al, bu berbat kokan kıyafetini değiştir ve lütfen, lütfen en azından onu bir ara.

Okay, go upstairs, put your uniform on, okay, sweetie?

Tamam. Yukarı çık ve kıyafetini giy, tamam tatlım?

And a special uniform.

Ve özel bir kıyafet.

uniform tekdüze

Slow, uniform processes, unheralded events:

Yavaş, tekdüze süreçler, beklenmedik olaylar:

uniform değişmeyen

Uniforms transform their wearers

Üniformalar onları giyeni değiştiriyor.

uniform aynı

The government gives us similar uniforms.

Devlet bize aynı üniformayı veriyor.

uniform standart

Standard uniform for Southeast Asia.

Güneydoğu Asya için standart bir üniforma.