vegetables

Three or four days ago There was a young man who came and bought all the vegetables

Üç ya da dört gün önce, gelip bütün sebzeleri satın alan genç bir adam vardı.

We've had pizza twice this week, so I made you a proper meal tonight, with vegetables.

Bu hafta iki kere pizza yedik, bu akşam sana doğru düzgün, sebzeli bir yemek hazırladım.

But, give me a nice piece of fish and some, oh, some steamed vegetables, I am good to go.

Fakat, bana güzel bir parça balık ver ve biraz, oh, buharda pişmiş sebze, çok hoşuma gider.

Carbonated water, citric acid, corn syrup artificial raspberry flavoring vegetable colors and preservative.

Karbonatlı su, sitrik asit, mısır şurubu suni ahududu tadı sebze renkleri ve koruyucular.

You seem much more interesting as a human being than as a vegetable.

Sen çok daha ilginç görünüyor gibi bir insan Sebze olarak daha.

Maybe we could find some vegetables around here somewhere.

Belki buralarda bir yerde biraz sebze buluruz.

You see, Victor, there's hope for the vegetables yet.

Gördün mü, Victor, sebzeler için hala umut var.

It's amazing how many green vegetables they serve on a ship.

Bir gemide o kadar çok yeşil sebze vermeleri harika bir şey.

Vegetables, fruit, onions, tomatoes, artichokes, pineapples, pasta, rice, flour, eggs, cheese.

Sebze, meyve, soğan, domates, enginar ananas, makarna, pirinç, un, yumurta, peynir

Fresh vegetables are almost as valuable as fresh meat these days.

Bu günlerde taze sebzeler de neredeyse taze et kadar değerli.