went

And she went to live in a beautiful house and all the people loved her, and she was very, very happy.

Ve o güzel bir evde yaşamaya gitti ve herkes onu sevdi, ve o çok ama çok mutluydu.

And then one day he went away, and I thought I'd die, but I didn't.

Ve bir gün o uzaklara gitti. Ve ben öleceğim sandım. Ama ölmedim.

You know, I went out for a drink last night, and I met a girl.

Dün gece bir içki içmek için dışarı çıktım ve bir kızla tanıştım.

So I went, "One, two, three, four, five, six ten.

Ve sonra, "Bir, iki, üç, dört, beş, altı on.

She went to school here last year or this year, I'm not sure.

Geçen yıl ya da bu yıl burada okula gitmiş, emin değilim.

Something went wrong all right, but who's to say exactly what it was?

Bir şey ters gitti evet, ama bunun ne olduğunu kim söyleyebilir?

Yeah. But something went wrong.

Evet ama bir şeyler yanlış gitti.

But then everything went wrong.

Ama sonra her şey yanlış gitti.

He went away on a business trip six days ago, and I haven't seen him since.

Altı gün önce bir gezisine gitti, o zamandan beri onu görmedim. Peki.

She went to go find a new home and a new family.

Yeni bir aile ve yeni bir ev bulabilmek için gitti.