west için İngilizce-Türkçe çeviriler:

batı · batıda, batıya · batıya doğru · ölmek., ölmek · batıdaki · batıdan gelen · batıya doğru olan · çöken · diğer çevirileri

west

west batı

Remember that in the world you know it's true There's only one Doc West There's only one Doc West

Bilin ki doğrudur, dünyada sadece bir tane Doktor Batı var bir tane Doktor Batı var..

Look, that's east, west, north.

Bakın, burası Doğu. Batı. Kuzey.

This is west for us.

Bizim için batı burası.

west batıda, batıya

Go west, young man, go west.

Batıya git genç adam, batıya.

The youngest came to the West only a year ago.

En genç olanı batıya sadece bir yıl önce geldi.

'Target heading west.'

Hedef batıya yöneldi.

west batıya doğru

There's a guy running west.

Batıya doğru koşan bir adam var.

Still people are heading towards west.

İnsanlar halen batıya doğru ilerliyor.

I guess we're heading west.

Batıya doğru gideceğiz sanırım.

west ölmek., ölmek

West wasn't killed here, that's why there was so little blood.

West burada öldürülmedi, bu yüzden çok az kan vardı.

That's why West was killed.

Bu yüzden West öldürüldü.

My father is dead, and I'm traveling West to escape the war.

Babam öldü, ve ben de savaştan kaçmak için batıya gidiyorum.

west batıdaki

Everybody out west as talkative as you?

Batıdaki herkes senin gibi konuşkan mıdır?

Permission to emigrate and enjoy the amenities of the West?

Göç etmek için izin ve batıdaki rahatlık için mi?

Chicago, Omaha, and all points west.

Chicago, Omaha ve batıdaki tüm noktalar.

west batıdan gelen

The youngest came to the West only a year ago.

En genç olanı batıya sadece bir yıl önce geldi.

Come west not for adventure or riches or exploration, but for women and whiskey.

Batıya macera, zenginlik ve keşif için değil, kadınlar ve viski için gelmişler.

At nNwnan we'll push west.

Newnan'a gelince batıya geçeriz.

west batıya doğru olan

Since then, we've been traveling west.

O zamandan beri batıya doğru gidiyoruz.

west çöken

The West is decadent and divided.

Batı çökmüş ve bölünmüş durumda.