ırmaklar

Yeni bir hayat veren bir ırmak. Tekrar, tekrar ve tekrar!

A river that gives new life, again and again and again.

Bir kuş ya da ırmak gibi bir adı var.

With a name like a bird or a river.

Uzun bir ırmak bu

It's a long river

Geceleri ırmak çok güzel değil mi?

Isn't the river beautiful at night?

Bir ırmak gördüm, Ned.

I seen a river, Ned.

Evet, şu tarafta bir ırmak var.

Yes, there's a stream over there.

Şelaleler, su buharı bulutlar, yağmur su kaynakları, ırmaklar denizler, okyanuslar ve buzullar

Waterfalls, water vapor, clouds, rain, springs, rivers, seas, oceans, glaciers

Barış ırmağı, güney.

Peace River, south

O ırmak, büyük bir çamaşır makinası gibidir.

That river's like a big washing machine.

Dağ yok, ırmak yok

No mountains no rivers