şirket için Türkçe-İngilizce çeviriler:

companies, company · corporation, corporate · firm · incorporation · enterprise · house · organization · partner · society · concern · partnership · diğer çevirileri

şirket companies, company

Annem bizi buraya getirdi çünkü yeni bir şirket kurmak istiyor.

My mother brought us here because she wants to start a new company.

Chase, özel güvenlik şirketi için çalışıyor.

Chase works for a private security company.

Tıbbi bir şirket olduğu için mi?

Because it was a medical company?

şirket corporation, corporate

Sayın başkan, Umbrella şirketi ile bu olay arasındaki bağlantı nedir?

Mr. President, what is the connection between Umbrella Corporation and this incident?

Mesela diyelim ki müşterim X Şirketi iyi bir şey yapıyor.

Well, for an example let's say my client, Corporation X does some good.

O şirketin sahibi de başka bir sahte şirket.

And another dummy corporation owns that company.

şirket firm

Üniversiteden sonra bir kız arkadaşım beni şirkete tavsiye etti ve bana teklif ettiler.

And after college, a girl I knew recommended me to a firm and they offered me a job.

Bu şirketin itibarı senin için önemli değil mi?

Reputation of this firm doesn't matter to you?

Ve sonunda bir şirket benimle tanışmayı kabul etti.

And then a firm finally agreed to meet with me.

şirket incorporation

Burası Leverage Anonim Şirketi Portland Şubesi.

This is leverage incorporated, portland branch.

Lex Luthor Şirketi.

Lex Luthor Incorporated.

Apple şirketi bir kez daha manşetlerde.

Apple Incorporated is making headlines once again.

şirket enterprise

Az önce başka bir JG Allen Şirketi'nin başkan yardımcısı ne ondan bir telefon geldi.

I-I just got a call from the vice President of something or other of JG Allen Enterprises.

İyi günler, Lovelace Şirketi.

Good afternoon. Lovelace Enterprises.

Wayne'in kardeşi ve Barclay Şirketi'nin mali sorumlusu.

Wayne's sister and chief financial officer of Barclay Enterprises.

şirket house

Bir muhasebe şirketi için, kurum içinde muhasebe yaptığın bir hakkında, yani ilginç olabilir.

It's a job doing in-house accounting work for an accounting firm, so could be pretty interesting.

Bir şirket bu evi neden ister ki?

Why would a corporation want this house?

Biz ona güvenli ev diyoruz, Ve Diana şirket için oraya gidiyor.

We call it a safe house, and Diana's headed there for company.

şirket organization

İlki, Steckle, bir şirket basketbol ligi düzenliyor.

First, Steckle is organizing a company basketball league.

Bay Reese, Jeremy Watkins organize suça karışmış bir şirkete çok fazla borca girmiş.

Mr. Reese, Jeremy Watkins was deeply in debt to an organized crime affiliate.

Adı BrekWire; web tabanlı, kullanıcı içerikli yeni bir haber şirketi.

It's called BreakWire; it's a web-based, user-generated news organization.

şirket partner

Beş yıl kadar önce, John Drexel'ın şirketi, Merced Mali Hizmetler Şirketi ile ortak oldu.

Then about five years ago, he partnered with Merced Financial Services, John Drexel's company.

Eski ortağım Billy Stanhope ile yeni bir yazılım şirketi kurdum.

I started a new software company with my old partner Billy Stanhope.

Ortaklarım ve ben başlangıç sermayesi almaya çalışıyoruz küçük bir teknoloji şirketi için.

My partners and I are trying to secure start-up capital for a small tech company.

şirket society

Daha iyi bir toplum için Tokyo Polis Şirketi.

For a better society Tokyo Police Corporation

Theodore Roosevelt, William Butler Yeats, Elizabeth Bishop Thoreau, Robinson Jeffers National Geographic Şirketi hepsi sosyalist mi?

Theodore Roosevelt, William Butler Yeats, Elizabeth Bishop Thoreau, Robinson Jeffers, National Geographic Society all Socialists?

Şirket ahlakı olan bir toplum.

A society with firm morals.

şirket concern

Bu ufak alet büyük, uluslararası bir şirket olan Madrigal Electromotive tarafından üretilmiş.

So this little dingus here is manufactured by a big international concern: Madrigal Electromotive.

Büyük, uluslararası bir şirket olan Madrigal Electromotive tarafından üretilmiş.

Manufactured by a big international concern Madrigal Electromotive.

şirket partnership

Sana şirkette tam bir ortaklık teklif ediyorum.

I'm offering you a full partnership in the firm.

Will'in ortaklığı bu şirket için çok önemli.

Will's partnership is essential to this firm.