Fabrika'da

Bu yüzden bir fabrika ya da depo arıyoruz.

So it has to be a factory or a warehouse.

Anlarsın ya, eski fabrika tuğlası gibi ya da her neyse.

You know, like old factory brick or whatever.

Senin ya da onu fabrikası, hepsi aynı.

Your factory or his, it's all the same.

Bu da demek oluyor ki, en azından üç fabrika daha açmam gerek.

Which means that I'd have to open at least three more factories.

Güney Afrika'da bal fabrikası.

Honey Factory in South Africa.

Evde mi yoksa fabrika da mı?

At home or at the factory?

New Orleans'da pamuk fabrikası, detay.

Cotton factory in New Orleans, detail.

O, ya da bir fabrika hatırlama bir cehennem.

That, or a hell of a factory recall.

Ya evi, ya da fabrika.

Her house or the factory.

Gerçek şu ki, Bir kaç yıl önce Sonivision'da çalıştım, Bir elektronik bileşen fabrikası.

The fact is, a few years ago, I worked in Sonivision, an electronic components factory.