Ormanı

Çok korkmuş bir çocuk gibisin. Sana bir peri masalı anlatmak istiyorum. Ormanda bir kurt varmış.

You're such a scared child, I want to tell you a fairy tale A wolf, in the forest.

Size bunu kim olduğunu biliyor musunuz ya da ne bu ormanda oldu?

Do you know who did this to you or what happened in those woods?

Fakat bu ormanda bir ayı yiyecek bir şeyler bulmak için nereye gider ki?

But where does a bear in these woods go to find something to eat?

Bu yüzden onu ormana kadar takip ettin, sadece emin olmak için.

So you followed him to the woods just to make sure that was true.

Çocuklar, ben masum küçük kırmızı başlıklı kız değilim ama bu şehir yabancı ormandaki bir yabancı gibi.

Guys, I'm no innocent Little Red Riding Hood, but that city is stranger that the strangest forest.

Başka bir ormandan olan birisi bana öğretti bunu. uzun hikaye.

Someone from another forest taught me. It's a long story.

Söyle bana, yasak bölgenin ötesinde başka bir orman var mı?

Tell me, is there another jungle beyond the forbidden zone?

Ormanda bir iblis gördüm ve kendimi korumak için yalan söyledim.

I saw a demon in the woods and I lied to protect myself.

Çok çok uzun zaman önce, gizemli bir ormanda sihirli bir gölette, Freddy adında bir kurbağa yaşarmış:

A long, long time ago, within a mystical forest, on a magical pond, there lived a frog named Freddy.

Ya da belki o ormanda bir şeyler oldu.

Or maybe something happened in those woods.