Ters

O zaman burada ters giden bir şeyler olmalı.

Then there must be something wrong here.

Ters giden bir şey var, değil mi?

And there's something wrong, isn't there?

Kim veya ne olduğunu bilmiyorum ama ters bir şey var.

I don't know who or what you are, but it's wrong.

Bir şey ters gitti evet, ama bunun ne olduğunu kim söyleyebilir?

Something went wrong all right, but who's to say exactly what it was?

Bende ters bir şeyler var değil mi?

You know there's something wrong, don't you?

Dün gece bir şeyler ters gitmiş olmalı.

Something must have gone wrong last night.

O zaman ters bir şey var.

Then there is something wrong.

Bir şeyler ters gitti, bu yüzden buradayız.

Something went wrong. And that's why we're here.

Bu gece ters giden hiçbir şey senin hatan değildi.

Nothing that has gone wrong here tonight is your fault.

Gerçekten ters bir şeyler var.

There's something really wrong.