avcısı

Bu senin ilk avın, değil mi?

This is your first time, isn't it?

O bir hazine avcısı değil, bu da gerçek altın değil.

He's not a real treasure hunter. And this is not real gold.

Baban büyük bir avcıydı, ama sen, küçük bir kız gibisin.

Your father was a great hunter. But you, you're like a little girl.

Senin gibi küçük narin bir şey neden ödül avcısı olmak ister ki?

Why would a delicate little thing like you want to be a goddamn bounty hunter?

Önemli olan tek şey senin bir vampir avcısı olman ve onun da vampir olması.

All that matters is that you're a vampire hunter and he's a vampire.

Bu sadece bir av gezisi değil. Bu bir gelenek.

Look, it's not just a hunting trip, it's a tradition.

Bu sadece politik bir cadı avı.

It's just a political witch hunt.

Bu av şey hakkında bana bir şey açıklar mısın?

Would you explain something to me about this hunting thing?

I-Ben daha yardım isterdim Ama Ava, hayatı, arkadaşları, o her zaman benim için bir gizem.

I-I wish I could help more, but Ava, her life, her friends, she was always a mystery to me.

Avlanmak için harika bir ülke. Bunu da onlara vereceğim.

It's a great country for hunting, I'll give them that.