baskını

Çünkü çok fazla baskı olacak. Ama onun için çok önemli.

Because it's a lot of pressure, but it's very important to her.

Bu büyük bir değişim ve kendimi biraz baskı altında hissediyorum.

It's really a big change and I'm just feeling a bit under pressure.

Ama şu an üzerimde biraz baskı var, değil mi?

But there's a little more pressure now don't you think?

Yardım etmek istedim ama çok fazla baskı vardı.

I wanted to help, but there was too much pressure.

Babam şu an çok büyük bir baskı altında, tamam mı?

My father is under a lot of pressure right now, okay?

Ben gerçekten yaşadım zor birkaç gün. çok baskı altında oldum.

I've had a really difficult few days. Been under a lot of pressure.

Baskı altında olan bir tek sen değilsin.

You're not the only one under pressure.

Bu çok önemli bir baskı noktası.

That's a very important pressure point.

Tamam, bu kez küçük bir baskı hissedeceksin.

Okay, this time you're gonna feel a little pressure.

Böyle bir baskı altında yaşamak artık bana göre değil.

Living with that kind of pressure isn't for me anymore.