basmış

Şimdi, bas git, tamam mı?

Now, just go, all right?

Ama bu basın, sen gerçeği biliyorsun ve önemli olan da bu.

But that's the press. You know the truth, and that's all that matters.

Geri bas, yoksa onu öldürürüm!

Back off or I'll kill him.

Evet, hey, bas geri.

Yeah, hey, back off.

Kendine bir iyilik yap ve bas git.

Do yourself a favor and walk away.

Bana bir iyilik yap ve bas git.

Just do me a favor and walk away.

Sadece geri bas!

Just back up!

Hey, hey, bas git!

Hey, hey, get away!

İki saat içinde büyük bir basın toplantım var.

I've got a major press conference in two hours.

O halde bas git.

Then off you go.