belası

Sadece bir şeyi söyle. Karın ve kızının başı gerçekten belada mı?

Just tell me one thing. ls your wife and daughter really in trouble?

Her zaman bir bela olduğunu biliyorum, Bay Bobby ama o bir katil değil.

I know he's always been trouble, Mr. Bobby, but he's not a killer.

Bayanlar ve baylar, başımız belada. Büyük belada.

We're in trouble, ladies and gentlemen big trouble.

O iyi bir çocuk ve başı belada.

He's a good guy, and he's in trouble.

Karın ve kızının başı gerçekten belada mı?

Is your wife and daughter really in trouble?

Bir kadın için çok fazla bela var gibi görünüyor.

It seems to be a lot of trouble for a woman.

Babam gerçekten ciddi bir belanın içinde, Ve Max Bize yardım edemez.

Now my father is in serious trouble, and Max still won't help us.

Biraz başım belada ve biraz yardıma ihtiyacım var.

I got into some trouble and I need some help.

O benim dostum ve başı belada.

He's my friend and he's in trouble.

Bu çok tatlı, canım, ama başım gerçekten belada değildi.

That's very sweet, dear, but I really wasn't in any trouble.