deniz için Türkçe-İngilizce çeviriler:

sea · marine · naval · waters, water · seaman · blue · ocean · deep · the waters · the blue · maritime · lake · drink · the deep · main · the waves, the wave · brine · diğer çevirileri

deniz sea

Kuzey Denizi yağı mı? Hayır, Kuzey Denizi yağı değil gerçekten lezzetli bir şey.

What, North Sea oil No, not North Sea oil, something absolutely bloody delicious.

Evet, daha önce deniz gördüm.

Yes, I've seen the sea before.

Ama denizin ötesinde bir şey yok.

But there's nothing across the sea.

deniz marine

Bir, iki, üç, dört! Birleşik Devletler Deniz Kuvvetleri!

One, two, three, four United States Marine Corps

Kendine başka bir Deniz Çocuğu bul.

Find yourself another Marine Boy.

Yüzbaşı Jerome, ABD Deniz Kuvvetleri.

Capt. Jerome, United States Marine Corps.

deniz naval

Binbaşı, mükemmel bir deniz subayı ve harika bir bilim adamı ama çok kötü bir yalancısın.

Commander, you're an excellent naval officer and a brilliant scientist, but you're a very poor liar.

Yakınlarda bir deniz üssü var.

There's a naval base nearby.

En yakın ordu baz istasyonu nerde? iyi, Claremont deniz istasyonu.

Where's the nearest Army base? Well, that's Claremont Naval Station.

deniz waters, water

Mavi deniz, büyük balık, soğuk bira.

Blue water, big fish, cold beer.

Farklı deniz, farklı balıklar.

It's different water, different fish.

Bu deniz suyu.

It's sea water.

deniz seaman

Merhaba, ben Denizci Tucker ve bu da Er Benjamin.

Hi, I'm seaman Tucker, and this is private Benjamin.

Bu denizci Redman efendim.

It's seaman Redman, sir.

Denizci Brandon Davis.

Seaman Brandon Davis.

deniz blue

Öyle büyük, o kadar büyük ve boştu ki mavi deniz ve gökyüzü gibi büyük ve boştu.

So big, it was big and empty like that big, empty, blue sea and sky.

Deniz ne kadar da mavi.

The water is so blue.

O da çok güzel, masmavi bir deniz. Ama akıntı doğuya doğru gidiyor.

Also a very beautiful blue sea, but the current travels east.

deniz ocean

Biri dedi ki deniz her zaman adildir.

Someone said the ocean is always fair.

Bu bir deniz feneri ve okyanus.

That's the lighthouse and the ocean.

Merhaba beyler, ilk açık deniz dalışına kim hazır?

Hey, gents, who's ready for the first open ocean dive?

deniz deep

Ama o derin ve dertli bir denizin ötesinden geliyor

But he comes from across A deep and troubled sea

Onun içinde denizler var, ama ne kadar derin?

There are seas in her, but how deep?

Paul ve ben yarın açık denize balık tutmaya gideceğiz.

Paul and I are going deep-sea fishing tomorrow.

deniz the waters

Deniz ne kadar da mavi.

The water is so blue.

Ne, deniz suyu mu?

What, the sea water?

Dedi ki deve sürücüsü demişti ki, "Su denizin içinde olacak".

He said The camel driver said: "The Water will be in the sea".

deniz the blue

Deniz ne kadar da mavi.

The water is so blue.

Bay Smee mavi denizlerde yelken açan en cesur, en zeki en utanmaz korsan kim?

Mr. Smee, who is the most brazen, bold and brilliant buccaneer who ever sailed the briny blue?

O da çok güzel, masmavi bir deniz. Ama akıntı doğuya doğru gidiyor.

Also a very beautiful blue sea, but the current travels east.

deniz maritime

Belki gümrük kuvvetleri ya da deniz hukuku hakkında bir şeyler?

Maybe something about customs enforcement or maritime law?

Bir de ender deniz haritaları topluyor.

And. .he collects rare maritime maps.

Deniz felaketinden bir başka kurban daha.

A victim of another maritime disaster.

deniz lake

Dünyanın en eski ve en derin gölü. Gizli deniz.

The oldest and deepest lake on Earth, the secret sea.

Mono Gölü Kaliforniya'nın Ölü Denizi olarak bilinir.

Mono Lake is known as California's Dead Sea.

Gölleri deniz kadar büyük Dünyanın en uzun nehirleri.

Lakes as big as seas the world's longest rivers.

deniz drink

İster, yakılmış bir eski operasyoncu isterse, güzel ama sinirli bir bombacı, Veya içkici bir eski denizci olsun.

But whether they're a burned former operative a beautiful bomber with a temper or a hard-drinking ex-SEAL

Çocuk denizci gibi içiyor.

Boy drinks like a sailor.

Biraz ızgara deniz mahsulü ve içkiye ne dersin?

How about some grilled shellfish and drinks?

deniz the deep

Sonra da derin mavi denizlere.

And into the deep blue sea.

Gözleri güzel mavi mi mavi. Denizler gibi.

His eyes are beautiful, deep blue like the seas.

Derin deniz proje şefi okyanus bilimci Bruce Robinson'dur.

The deep sea project chief is oceanographer Bruce Robinson

deniz main

Maine ıstakozunuz. Yengeç ve deniz mahsulleri ile.

Your Maine lobster with crab and seafood stuffing.

Güneybatılı Denizci, ana depolama binası.

Southwestern Marine,main storage building.

İspanyol denizini soyup da geldim.

Back from plunderin' the Spanish Main.

deniz the waves, the wave

Sadece deniz ve dalgalar vardı.

Only the sea and the waves.

Bir dalga gibi, anlaşılmaz bir güçle beyaz bir köpükle deniz kabuklusunun sesi.

Like a wave, with uncanny force, white foam and the sound of seashells.

deniz brine

Onlar Onlar deniz karidesi.

They are. they're brine shrimp.

Deniz suyu ve öcüler ile ilgili.

It's about brine and goblins.