eğitimi

Güzel bir sesi var ve biraz eğitimle bir melek gibi şarkı söyleyecektir.

She has a lovely voice, and with some training she will sing like an angel.

Yangından sonra, daha iyi bir eve gittim beni evlat edinen ve bana gerçek bir eğitim veren bir aileye.

After the fire, I went on to a better home, a family who adopted me and gave me a real education.

Yani, ona karşı bir şeyim yok ama herkes eğitime başladı.

I mean, I've got nothing against him, but everyone's started training.

Çok çok büyük bir restoran şirketi için yönetici eğitim pozisyonu.

It's a management training position With a really, really large restaurant company.

General, bu eğitim iyi ve faydalı, fakat yeterli değil,

General, this training is well and good, but it's not enough.

Genç bir yüzbaşı için iyi bir eğitim, Bay Pierce.

It's good training for a young captain, Mr Pierce.

Bu bir trajedi, ama aynı zamanda eğitim sisteminin radikal olarak değişmesi için bir fırsattır.

This is a tragedy, but this is also an opportunity to radically reform the Education System".

Onun sadece biraz eğitime ihtiyacı var, hepsi bu.

He just needs some training, that's all.

Bu bir eğitim şey, ben tüm hafta sonu gitmiş olacağım.

It's a training thing, so I'll be gone all weekend.

Evet, ama bu bir tatil değil, bu eğitim amaçlı.

Yeah, but it's not a vacation, it's a learning experience.