gelişti

Özür dilerim, Matt, o kadar hızlı gelişti ki yapabileceğim bir şey yoktu.

I'm sorry, Matt. It happened so fast, there was nothing I could do.

Sadece çok hızlı gelişti, biliyor musun?

It's just happening so fast, you know?

Her şey çok hızlı gelişti ama artık her şey çok mantıklı.

It all happened so fast, but now it all makes sense.

Dün gece her şey çok hızlı gelişti.

It all happened very fast last night.

O noktada her şey çok hızlı gelişti.

Everything happened so fast at that point.

Evet, ama bu çok hızlı gelişti.

Yeah, but it all happened pretty fast.

Ama tüm bunlar çok hızlı gelişti.

But it's all just happening too fast.

Her şey çok hızlı gelişti sayın yargıç.

Well, it all happened so fast, Your Honor.

Bu çok hızlı gelişti anlıyor musun?

It just happened really fast, you know?

Ama her şey çok hızlı gelişti.

But it happened too fast.