gezgin için Türkçe-İngilizce çeviriler:

traveling, traveler, traveller · wandering, wanderer · explorer · itinerant · Voyager · Rover · nomad · diğer çevirileri

gezgin traveling, traveler, traveller

Büyükbabamın bir Gezgin olduğunu söylemiştin. Bu da demek oluyor ki baban bir Gezgin idi.

You said my grandfather was a Traveler, which means your father was a Traveler.

Ve sen bir gezgin değilsin.

And you are not a Traveller.

Bu işaretler biri gezgin diğeri de kurtarıcı için.

They're symbols One for traveler and the other for savior.

gezgin wandering, wanderer

Sen gezgin bir kung fu ustası değilsin.

You're not a wandering kung fu master.

Fakat bir gün, gezgin bir keşiş onu gördü ve dedi ki:

But one day, a wandering hermit saw her and said:

Ben gezgin bir doktorum.

I am a wandering doctor.

gezgin explorer

Bir bilimkadını, bir gezgin, ve görünüşe göre oldukça iyi bir tamirci.

You're a scientist, an explorer, and apparently you're a pretty fair mechanic.

Saygıdeğer kuşbilimci, yazar, dünya gezgini, filatelist

Highly respected ornithologist, author world explorer, philatelist

Saygıdeğer kuşbilimci, yazar, dünya gezgini, filatelist ve eski pentatloncu.

Highly respected ornithologist, author, world explorer philatelist and former pentathlete.

gezgin itinerant

Gezgin bir jinekoloğun üçüncü oğlu olarak, Yeni Delhi'de doğdum.

Born in New Delhi, the third son of an itinerant gynecologist,

Bayanlar, Gezgin, her şeyi bulabileceğiniz, harika bir gazete!

Ladies, The Itinerant, a super anti-exclusion paper!

Gezici zaman gezginleri.

Itinerant time travelers.

gezgin Voyager

Yıldız gezgini Gus Grissom.

Star voyager Gus Grissom.

Anlamı "gezgin," "yolcu".

Means "voyager," "traveler.

gezgin Rover

NASA için çalışıyor, yeni Mars Gezgini'yle ilgili.

He works for NASA on the new Mars Rover.

Marion, senmisin? bir gezgin, Walter.

Marion who is there? Rover Walter.

gezgin nomad

Dört Ulus Su, Toprak, Ateş ve Hava Gezginleri, uyum içinde bir arada yaşıyordu.

The Four Nations: Water, Earth, Fire and Air Nomads lived amongst each other in harmony.