kişi için Türkçe-İngilizce çeviriler:

person, personality · one · people · man · guy · life · individual · self · body · contacts, contact · head · soul · fellow · character · persona · dignitary · diğer çevirileri

kişi person, personality

Ama gitmem, çünkü burada beni isteyen en azından bir kişi var ve bu benim için yeterli.

But I won't, because there's at least one person who wants me here and that's good enough for me.

Ne bu, ikiniz arasındaki kişisel bir mesele mi?

Oh, what is this, a personal matter between you two?

Çok, çok kişisel bir hikaye.

It's a very, very personal story.

kişi one

Ve bu yüzden, genç ve çılgınca bir şey yapmak istedim, bunu yapmak istediğim tek kişi de sensin.

And so I wanted to do something young and crazy. And you're the only one I wanted to do it with.

O zaten Sağ, bugün bir kişiyi öldürdü?

He's already killed one person today, right?

Unutma, bir kerede sadece bir kişi, ve tek bir yer.

Remember, it's one man, one place at a time,

kişi people

Gerçekten ne olduğunu bilen iki kişi var, o ve sen.

The only two people who really know what happened is you and him.

Bir sürü kişi vardı orada.

There were so many people there.

Çoğu kişi bunu her gün yapıyor.

Most people do it every day.

kişi man

Ama bu için doğru kişi değilsin.

But you're not the right man for the job.

Bu için yanlış kişiyim ben.

I'm the wrong man for this job.

Bir zamanlar kardeş gibiydik, ama artık o farklı bir kişi.

Once we were like brothers, but now he's a different man.

kişi guy

Ve diğeri, o aynı kişi değil, ve sen de kesinlikle aynı kız değilsin.

And another, he's not the same guy, and you are definitely not the same girl.

Ben ve bir kişi daha vardı.

It was me and another guy.

Hey, orada bir kaç kişi var.

Hey, there's some guys over there.

kişi life

En azından burada bir hayatı olmayan tek kişi ben değilim.

Well, at least I'm not the only one with no life around here.

Onun kişisel hayatı hakkında hiçbir şey bilmiyor.

He didn't know anything about her personal life.

Ya onun kişisel hayatı?

What about her personal life?

kişi individual

Ama şimdi, ben bir kişiyim ve o aynı sesler beni korkutuyor.

But now that I am an individual those same voices frighten me.

Birkaç hafta sonra bu kişinin davranışları hakkında resmi bir şikayette bulunmuşsunuz.

A few weeks later you filed a formal complaint about this individual's conduct.

Katherine bu hırçın kişi Richard Dees, bizim kıdemli muhabirimizdir.

Katherine, this emotionally unstable individual is Richard Dees, our senior reporter.

kişi self

Her zaman kişisel gelişim kitabı gibi mi konuşursun, yoksa bu bana özel mi?

Do you always talk like a self-help book, or is it especially for me?

Bu kişisel bir şey değil tatlım. Basit bir nefsi müdafaa.

It's nothing personal, sweetheart just simple self-preservation.

Bu kişisel gelişim kitapları da ne?

So, what's with the self-help books?

kişi body

Dört askeri araç, bir transport yedi, belki de sekiz kişi.

Four military vehicles, one transport seven, maybe eight bodies. Ours?

Haydi, yedi ceset var, üç kişi hastanede, bir bina mahvoldu.

Come on, seven dead bodies, three in hospital, a building destroyed.

Evet üç kişi gördü, ama bedenini değil.

Three have seen him, yes, but not his body.

kişi contacts, contact

Ayrıca, seni bekleyen bir kişi daha var.

Also, you have a contact who is waiting.

Efendim, bir kişi var aralığında aşağı.

Sir, we've got a contact down range.

Kontak kuracağın kişi, askeri doktor Ana Bennett.

Your contact military doctor Ana Bennett.

kişi head

Altı kişi daha var bu tarafa doğru gidiyorlar.

There are six others that are headed somewhere this way.

DJ Retchid Kat her zaman kocaman bir kedi kafası giyer, ve Sammy onun kim olduğunu bilen tek kişi, ve onun bu çocuk olduğuna yemin ediyor.

DJ Retchid Kat always wears a big cat head, and Sammy is the only one who knows who he is, and he swears it is your guy.

Kişi başı iki dolar ve içki.

Two bucks a head and drinks.

kişi soul

Ve tek bir kişinin ruhu

And a one man's soul

Erkekler eve asla gelmiyor, bir kişi bile.

The men never come home, not even a soul.

Bu o kişi için iyidir.

It's good for the soul.

kişi fellow

Geriye kalan üç kişi, Dr Singh, Dr Healey, ve şu Dr Brent Langham'dı.

The remaining three were Dr Singh, Dr Healey, and this fellow Dr Brent Langham.

Kaunitz denilen bu kişiyi tanıyor musun?

Do you know this fellow Kaunitz?

Ben şu yeşil hırkalı okumaya meraklı kişiyim

I was the bookish fellow in the green cardigan

kişi character

Yeni bir kişi belki.

A new character, maybe.

Senin çok şüpheli bir kişi olduğunu düşünüyor.

He thinks you're a very suspicious character.

kişi persona

Bu da renkli dahi kişiliğinin bir parçası mı?

Is this another part of your colorful genius persona?

Ya da en azından Hathor'un kişiliğini sahiplenmiş olan Goa'uld.

Or at least the Goa'uld that took on Hathor's persona.

kişi dignitary

Vali, yabancı yüksek rütbeli kişiler bir grup Hollywood ünlüleri var.

The governor will be in attendance, foreign dignitaries, a bunch of Hollywood celebs.