kocaman için Türkçe-İngilizce çeviriler:

big · hugely, huge · giant · great · large · enormous · massive · gigantic · monster · monstrous · gross · humongous · whopping · thundering · jumbo · tremendous · diğer çevirileri

kocaman big

Küçük kız, bu kocaman bir dünya ama sadece bir tane var;

Little girl, it's a great big world but there's only one of

Hadi bakalım, artık koca kız oldun.

Come on, you're a big girl now.

Koca adam, dinle! Kes şunu, evlat!

Big guy, listen Stop it, kid.

kocaman hugely, huge

Peki, teşekkür ederim, ama size söz veriyorum, bu kocaman bir şey olmayacak çünkü bir şey olmayacak.

Well, thank you, but I promise you, it's not going to be huge because nothing is going to happen.

Bu koca bir liste.

This is a huge list.

Ve bu eleman kocamandı, değil mi?

And this guy is huge, all right?

kocaman giant

O zaman bunu da seveceksin çünkü bu kırmızı kalp tutan kocaman bir ayı.

Well, you'll like this then, Because this is a giant teddy bear Holding a red heart.

Kocaman bir robotu takip ediyoruz.

We're all following a giant robot.

Burası kocaman bir köy.

It's just a giant village.

kocaman great

Ona güveniyorsun çünkü, Julian harika bir baba ve harika bir koca. Ve senin en iyi arkadaşın.

You trust him because he's a great father and he's a great husband, and he's your best friend.

İşte biz de öyleyiz. Bir büyük, kocaman kalp.

And that's just what we are, one great big heart.

Bu kocaman bölgede büyük lav tabakaları ve nehirleri binlerce yıl boyunca yandı.

Across this huge area, great sheets and rivers of lava burned for thousands of years.

kocaman large

Ama kocaman bir kalbi vardı.

But she had a large heart.

Büyük, kocaman bir adamsın sen.

You're big. you're a large man.

Beni Koca Marge gönderdi.

Large Marge sent me.

kocaman enormous

Küçkü bir delik, İki küçük delik, ve kocaman bir delik.

One little hole, two little holes, and one enormous little hole.

Senin kocaman bir yazlık evin var.

You have an enormous beach house.

Bir zürafa. Kocaman bir şey.

It's a giraffe enormous.

kocaman massive

Tüneli olan kocaman bir kaya var sanırım ve içinde parlak bir yıldız var.

There's a massive stone with a tunnel, I think and a bright star inside of it.

Kapıda duran bir adam var. Kocaman gözleri var.

There's a man standing at the door with massive eyes.

Kocaman bir tümör bu.

That is a massive tumor.

kocaman gigantic

Afedersiniz bay Evans. rahatsız ettiğim için kusura bakmayın ama kocam sizin devasa bir hayranınız.

Excuse me, Mr. Evans. I'm sorry to bother you, but my husband is a gigantic fan.

Ne kadar güzel, kocaman gözün var

What a beautiful, gigantic eye you have

Tim Porter dedi ki kocaman bir kafam varmış.

Tim Porter said I have a gigantic head.

kocaman monster

Benim kocam bir canavar değil.

My husband isn't a monster.

Bunların hepsi oyun. Tıpkı Koca Ayak, Loch Ness Canavarı ya da Sualtı Gorili gibi.

It's all a big hoax like bigfoot or the Loch Ness monster, or the Underwater Gorilla.

Kocam bir canavar, David.

My husband's a monster, David.

kocaman monstrous

Evet, kocaman bir motorun var.

Yeah, you've got a monstrous engine.

Korkunç, kocaman bir canavar.

A horrible, monstrous beast.

Hookfang'in koca bir Korkunç Kâbuslar sürüsü var.

Hookfang has a whole herd of Monstrous Nightmares.

kocaman gross

Kocaman, baba, hasta!

Gross, Dad, sick!

Koca Mike Bolonia'yı götürüyor?

Big Mike's boning Bolonia? Gross, honey.

Ben kocaman,korkunc bir kafayim.

I'm a gross, scarysevered head.

kocaman humongous

Cleveland Browns için büyük, kocaman bir seçim.

A big, humongous pick for the Cleveland Browns.

Kocaman bir hediye.

A humongous present.

Kocaman bir yeşil ayak tarafından ezilmek.

Squashed by a humongous green foot.

kocaman whopping

Kocaman, çok büyük bir hata!

A great big, whopping mistake!

Güçlü, kuvvetli, kocaman, okkalı bir penis?

Strong, powerful, huge, whopping penis?

kocaman thundering

Hadi, Jack, Maggie ve Yıldırım için kocaman bir alkış alalım!

Let's give a big round of applause to Jack, Maggie and Thunder!

Baba, Bay Herbert bana "koca bacaklar" dedi.

Dad, Mr. Herbert called me "Thunder Thighs.

kocaman jumbo

Ve kocaman sallanan memişler!

And those jumbo jiggly-wigglies!

Mama mia, nasıl lezzetli bir sos koysam baharatlı kocaman köftelerime?

Mama mia, how about some delicious sauce for the spicy a-jumbo meatballs?

kocaman tremendous

Kocaman bir penisin var, Marshall!

You have a tremendous penis, Marshall!