kurtaracak

Çünkü daha önce hiç görmediğim bir şey yüzünden ölüyor ve benim işim onun hayatını kurtarmak.

Because she's dying of something I've never seen before, and it's my job to save her life.

Senin için tuhaf bir durum olduğunu biliyorum ama hayatımı kurtardın ve sana borçluyum, tamam mı?

I know this has been weird for you, but you saved my life and I owe you one, okay?

Baban seni çok seviyor ve seni kurtarmak için her şeyi yapar.

Your father loves you very much and would do anything to save you.

Babam beni kurtarmak için onunla bir anlaşma yaptı ve şimdi bu onu öldürüyor.

My father made a deal with him to save me, and now it's killing him.

Üç kişi daha ölecek ve onları kurtarmak için yapabileceğin hiçbir şey yok.

Three more will die, and there is nothing you can do to save them.

Üç kişi daha ölecek. Onları kurtarmak için yapabileceğin hiçbir şey yok.

Three more will die and there's nothing you can do to save them.

Sadece gel ve beni kurtar.

Just come and get me.

Seni buraya çağırdım çünkü bir hayat kurtarmak için sana ihtiyacım var.

I called you here because I need your help to save his life.

Bana temiz kan verdi. Ben de onu kurtarmak için bir anlaşma yaptım.

He gave me clean blood, so I made a deal to, uh, save him.

Bu dünyayı kurtarmak istiyor, daha iyi bir yer yapmak istiyor.

He wants to save this world, make it a better place.