patron için Türkçe-İngilizce çeviriler:

boss · patron · employer · chief · owner · magnate · guv · master · governor · Guvnor · old man · the governor · Baas · leader · diğer çevirileri

patron

patron boss

Sanırım patronun bana yalan söyledi bu da senin için çok ama çok kötü bir haber.

I think your boss is lying to me which is very, very bad news for you.

Bak patron, benim hatam değildi.

Look, boss, it wasn't my fault.

Oh, yani şimdi patron sensin.

Oh, so now you're the boss.

patron patron

Bana patronluk taslama, lütfen.

Don't patronize me, please.

Bana patronluk taslama, Martin.

Don't patronize me, martin.

Bana patronluk taslama, Artie.

Don't patronize me, Artie.

patron employer

Bu beyefendi onun patronu, Mösyö Morell, bu babası ve bu da nişanlısı, Mercedes.

This is his employer, Monsieur Morell, his father, and his fiancee, Mercedes.

Aslında o benim patronum değil

He's not actually my employer

Lewis onu eski bir patron olarak kullanmış.

Lewis used him as a former employer.

patron chief

O herkese patron, şef ya da küçük dostum diyor ki hiç mantıklı değil.

He calls everyone boss, or chief or little buddy, which makes no sense at all.

Hadi ama, patron neden bana da söylemedin?

Come on Chief Why didn't you tell me?

Patron, bir araba geliyor!

Chief, a car is coming!

patron owner

Patron, her şey yolunda değil mi?

Owner, it's all right, isn't it?

Çünkü o yalnızca harika bir gece kulübü patronu değil

Because he's not only a great nightclub owner

Müzayede evi sahibi, hayırsever, gayrimenkul patronu.

Auction house owner, philanthropist, real estate magnate.

patron magnate

Çok çok teşekkür ederim, Bay Sanayi Patronu Preysing

Many, many thanks, Mr. Industrial Magnate Preysing

Bay Sanayi Patronu Preysing!

Mr. Industrial Magnate Preysing!

Müzayede evi sahibi, hayırsever, gayrimenkul patronu.

Auction house owner, philanthropist, real estate magnate.

patron guv

Patron, bir tanık ifadesi var.

Guv, got a witness statement.

O adil bir polis, patron.

It's a fair cop, guv.

Evet, Francis Allen, patron.

Yeah, Francis Allen, guv.

patron master

Henüz değil patron.

Not yet, Master.

Efendim, o kızın patronu.

Master, master he's her boss

Patron, bu şeytan boğa çok güçlü.

Master, this Bull Devil is tough.

patron governor

Bunu sana kim söyledi patron? kimse söylemedi.

Who told you that, Governor? Well, nobody told me.

İyi bir ceset patron.

It's a nice body, governor.

Devam edin patron.

Go ahead, governor.

patron Guvnor

Bu size kim söyledi, patron?

Who told you that, guvnor?

Gerçekten bir patron yok.

There's no real guvnor, really.

Tabii ki öyledir, patron.

Of course they are, guvnor.

patron old man

Senin yaşlı adamın bir ecza firmasının patronu.

Your old man's the boss of a pharmaceutical company.

patron the governor

Dinle Dan, meclis üyesi, patronunun onu vali olarak desteklemesini bekliyor.

Listen, Dan, the congressman expects your boss to endorse him for governor.

patron Baas

Patrick Chamusso, patron.

Patrick Chamusso, baas.

patron leader

Patron ve takım lideri, alkollü gecede dehşet saçtı " yazıyor burada.

'Boss and team leader in drunken night out shock horror,' it says here.