rezil için Türkçe-İngilizce çeviriler:

disgraced, disgraceful · lousy · embarrassed · dirty · humiliated, humiliating · vile · shameful · rotten · low · despicable · crappy · wretched · infamous · terrible · low-down · contemptible · horrible · monstrous · stinking · awful · ridiculous · shitty · outrageous · abject · scandal, scandalous · mean · flagrant · dishonorable · disreputable · sinner · diğer çevirileri

rezil disgraced, disgraceful

Ve beni rezil etme!

And don't disgrace me!

En azından benim rezil bi ailem yok.

At least I don't disgrace my family.

Sam Yates rezil bir adamsın.

Sam Yates, you're a disgrace.

rezil lousy

Sen rezil bir erkek, rezil bir kaptansın.

You're a lousy man and a lousy captain.

Gerçekten çok rezil bir Noel geçiriyorum.

I've had a really lousy Christmas.

Rezil bir piç için ne çok anlayış bu.

So much understanding for that lousy brat.

rezil embarrassed

Lütfen. Beni rezil ediyorsun.

Please, you're embarrassing me.

Baba, beni rezil ediyorsun.

Daddy, you're embarrassing me.

Mickey rezil ediyorsun beni.

Mickey, you're embarrassing me.

rezil dirty

Bu tam küçük, rezil bir piç kurusu.

Now, that is a dirty little bastard.

Rezil bir hayat yaşadın.

You've lived a dirty life.

Kafa karıştırıcı, karmaşık ve rezil. Aptallık.

It's confusing, and messy, and dirty, dumb.

rezil humiliated, humiliating

Bugün kendimi senden çok daha fazla rezil ettim.

I humiliated myself far more than you did today.

Beni rezil etmek istiyor, acı çektirmek istiyor.

He wants me to be humiliated, to suffer.

Evet, kendimi Harper Avery'nin önünde rezil ettim.

Yes, I-I humiliated myself in front of harper avery.

rezil vile

Bu kesinlike internetteki en rezil, en iğrenç ve en komik şey.

It's the most vile, disgusting and funny thing on the internet.

Bir kadın gibi görünüyorsun, seni ahlaksız, sapıtmış, rezil!

You look like a woman, you vile, depraved pervert!

Kyle, yeteri kadar büyümedin ve o konserler tehlikeli ve rezil.

Kyle, you're not old enough, and those concerts are dangerous and vile.

rezil shameful

Onu bul, rezil et ve öldür.

Find him, shame him, and kill him.

Bu aşağılık, aşağılık, rezil bir utanç

Well, it's a low-down low-down dirty shame

Evet bu aşağılık, rezil, pis bir utanç

Yes, it's a low-down dirty stinkin' shame

rezil rotten

Bu rezil dünyanın yerini alacak yeni bir dünya

It will replace this rotten world with a new world

Ne rezil bir anne!

What a rotten mother.

Ayrıca hayatını daha iyi yaşa seni rezil velet!

And also, live your life better, you rotten brat!

rezil low

Bu kasaba bu kadar rezil değil.

This town ain't that low.

Bu çok rezil, dostum.

That's pretty low, man.

Evet bu aşağılık, aşağılık, rezil bir utanç

Yes, it's a low-down low-down dirty shame

rezil despicable

Bay Lang, sizin gibi rezil biri bile değişebilir, değil mi?

Mm-hmm. But, Mr. Lang, even someone as despicable as you can change, right?

Sen rezil bir kadınsın. Ayrıca bir suçlusun.

You're despicable and you're a criminal.

Sen rezil bir insansın.

You're a despicable person.

rezil crappy

Sana yemek yaparım ve bu rezil gün hakkında konuşuruz.

I'll cook you dinner, and we'll talk about our crappy days.

Evet, çok rezil bir durum.

Yes, that's a crappy thing.

Ve rezil bir yeni yıla!

And a crappy New Year.

rezil wretched

Seni rezil kadın!

You wretched woman!

Sen şımarık, rezil bir çocuksun!

You're a spoilt, wretched brat!

Seni bir rezil yaptı.

He made you a wretch.

rezil infamous

Yani bu rezil Batı yuva nedir?

So this is the infamous West nest?

Rezil Slash, bir ninja için pek gizli değil.

The infamous Slash, not very stealthy for a ninja.

Bunlar da rezil Thomas kardeşler.

These are the infamous Thomas boys.

rezil terrible

Ne rezil bir baba bu!

What a terrible father!

Rezil, değil mi?

Terrible, isn't she?

Caffrey, rezil bir ev sahibisin.

Caffrey, you're a terrible host.

rezil low-down

Evet bu aşağılık, aşağılık, rezil bir utanç

Yes, it's a low-down low-down dirty shame

Bu aşağılık, aşağılık, rezil bir utanç

Well, it's a low-down low-down dirty shame

Evet bu aşağılık, rezil bir utanç

Yes, it's a low-down dirty shame

rezil contemptible

Şimdiye kadar rezil bir hayat yaşadım. Ama artık hayır.

I've lived a contemptible life so far.. but it's not now.

Bu da senin o rezil oyunlarından biri.

It's another one of your contemptible schemes.

Ne kadar rezil bir insan sen.

Oh, how contemptible you are.

rezil horrible

Her şey beni rezil gösteriyor!

Everything makes me look horrible!

Seni rezil adam!

You horrible man!

Kes sesini rezil amcık!

Shut up, you horrible cunt!

rezil monstrous

Sizi korkunç, iğrenç, rezil yaratıklar!

You dreadful, awful, monstrous creatures.!

Rezil bir ihanet!

A monstrous betrayal.

Yalanlar, rezil aldatmalar.

Lies, monstrous deceptions.

rezil stinking

Bu eski, rezil bir şaka.

It's a stinking old prank.

Sıcak, rezil bir gün daha.

Another stinking hot day.

Seni rezil, çocuk.

You stink, boy.

rezil awful

Sen rezil bir kadınsın.

You're an awful woman.

Sizi korkunç, iğrenç, rezil yaratıklar!

You dreadful, awful, monstrous creatures.!

Sammie rezil kediyi öldürdü.

Sammie killed that awful cat.

rezil ridiculous

Rezil birşey değil, bu gerçek.

It's not ridiculous, it's true.

O rezil bir Müslüman.

He is a ridiculous Muslim.

Rezil, kötü kısa süreli hafıza.

Ridiculous bad short-term memory.

rezil shitty

Bu açık ve ben yine de hala rezil davranıyorum.

This is obvious, and yet I still act shitty.

Bak ne rezil idealleri varmış.

Look what shitty ideals he had.

Azılı, rezil küçük çocuklar için Burton Koleji.

Burton College for unruly, shitty little boys.

rezil outrageous

Bu benim için rezil bir durum.

This is outrageous to me.

Kesinlikle rezil bir fikir.

An absolutely outrageous idea.

Kapa çeneni, rezil.

Shut up, outrageous!

rezil abject

Bu rezil aşağılanma yeterince iyi mi?

This abject humiliation is good enough?

Dün gece herkesin ne kadar rezil olduğumu bilmesini istedim.

Last night I wanted everyone to know how abject I am.

Rezil bir teslimiyeti kabul edeceksin

You'll accept abject surrender

rezil scandal, scandalous

Protestan reformcu Martin Luther gibi birçokları bu fikri, Kutsal Kitap'a karşı rezil bir hakaret olarak gördü.

Many, like the Protestant reformer Martin Luther took this idea as a scandalous affront to scripture.

Duvarlar pisletildi rezil grafitilerle.

Walls smudged with scandalous graffiti.

Cızırtı, Rezil, C Dubb, Tim.

Swizzle. Scandalous. C Dubbs.

rezil mean

Yani bugün gerçekten rezil bir gün geçirdin. Ve ve her şey berbat oldu.

I mean, you've had a really rotten day, and everything sucks.

Rezil kötü robotlar.

Mean robots suck!

rezil flagrant

O rezil ve ahlâksız bir kadın.

She's a flagrantly immoral woman.

Hakem, o rezil bir karardı.

Ref, that was flagrant.

rezil dishonorable

Beni rezil ettin Chris Griffin.

You dishonored me, Chris Griffin.

rezil disreputable

Seni rezil dolandırıcı.

You disreputable swindler.

rezil sinner

En aşağılık merdümgirizi veya en rezil günahkarları bile.

Even the lowliest misanthrope or the most wretched of sinners.