sıkılmış

Bu yüzden bu kadar sık eve gidiyorum, onlara yardım etmek için.

That's why I've been going home so much to help them.

Eminim o zaman da yine senin gibi sıkıcı bir kızın erkek arkadaşı olmayacak.

And I am sure that a boring girl like you won't have a boyfriend even then.

Evet. Bunun anlamı biz hâlhâlâ burada sıkışmış durumdayız ve bacağım hâlhâlâ kırık.

Yeah, it means we're still stuck here, and I still have a broken leg.

Bence bu senin için çok sıkıcı olur. Özellikle de ben uyurken.

Yeah, I think that would be very boring for you, especially when I sleep.

Bu şimdiye kadar ki en güzel, en az sıkıcı yaz olacak, değil mi?

This is gonna be the best, most way not boring summer ever, right?

Çok sık değil ama geçen hafta kötü bir rüya gördüm.

Not much, but I had a bad dream last week.

Bu onun için de iyi olacak çünkü daha sık orada olacağız.

It's good for her too, because we'll be there more often.

Bunun anlamı biz hâlhâlâ burada sıkışmış durumdayız ve bacağım hâlhâlâ kırık.

It means we're still stuck here and I still have a broken leg.

Bu biraz sıkıcı ama ben bir şey görmedim.

It's a little boring, but I didn't see anything.

Çok sıkıcı bir adam için, bayağı karışık bir hayatın var.

You know, for such a boring guy, you lead a very complicated life.