sebzeli

Bu hafta iki kere pizza yedik, bu akşam sana doğru düzgün, sebzeli bir yemek hazırladım.

We've had pizza twice this week, so I made you a proper meal tonight, with vegetables.

Bu ya bir solak tarafından yapılan bir resim veya sebzeli akşam yemeği.

This is either a left-handed painting or a vegetable dinner.

Domates ve pirinçleri yoktu, o yüzden.. Sebzeli, tamam mı?

Uh, they didn't have tomato and rice, so it's vegetable, okay?

Sebzeli, tamam mı?

It's vegetable, okay?

Et suyu ve sebzeli truite saumonée au bleu. yanında holandez sosuyla servis ediliyor.

Truite saumonée au bleu with vegetables and broth, served with a hollandaise sauce on the side.

PekâlPekâlâ, bir sebzeli yahni, iki bisk ve bir Norveç ıstakozu, lütfen.

All right, I need one terrine, two bisque and a langoustine, please.

Bu yüzden sana sebzeli pizza aldım, zeki çocuk.

That is why I got you a vegetable pizza, smarty-pants.

Bana da sebzeli tofu burger.

I'll have the veggie tofu burger.

Büyük peynirli ve sebzeli sandviç mantarlı.

Big cheese and veggie sandwich with mushrooms.

Bu gece sebzeli lazanya yaptın?

Tonight you made veggie lasagna.