sosuyla

Sanırım ben de barbekü sosuyla ilgili bir kitap yazabilirim.

I think I'm gonna write a book about barbecue sauces.

Naneli hardal sosuyla haşlanmış somon balığı.

'"Poached salmon with mint mustard sauce.

Dilim dilim et eşliğinde su kabağı ve patates soya sosuyla taçlandırılmıştı.

Slices of meat, accompanied by gourd and potato were dressed with soy sauce.

Et suyu ve sebzeli truite saumonée au bleu. yanında holandez sosuyla servis ediliyor.

Truite saumonée au bleu with vegetables and broth, served with a hollandaise sauce on the side.

Kızarmış peynir, kulüp sosuyla.

Fried cheese with club sauce.

Bu çörek, sadece hamur ve çikolata sosuyla tatlandırılmış, ama yok böyle bir şey.

This doughnut is just sweetened dough and congealed chocolate, but wow.

Bu gece et makarnası yiyoruz köfte ve et sosuyla beraber.

All right, tonight we're having steak-etti with meatballs and meat sauce.

Buzlu kirli chai,soya sosuyla.

Iced dirty chai with soy.

Tamam. O zaman biz Raphael'i bir salata sosuyla tuzağa düşüreceğiz.

Okay, are we gonnatrap Raphael with a nice vinaigrette?

Picante sosuyla, değil mi baba?

With a sauce picante, right Pa?