tablosu

İşte sen de, ben de uyuşturucuları bu yüzden seviyoruz ve aynı zamanda bu yüzden o tabloyu geri veremem.

That is why you and I love the drugs and that is also why I cannot give that painting back.

Ne güzel mutlu bir aile tablosu.

What a beautiful happy family.

Ama, biliyor musunuz, bu çok güzel bir tablo.

But, you know, that that's a very beautiful painting.

Bir şey daha söylemem gerekiyor gibi hissediyorum bu yüzden bu tablo çok rahatsız edici!

And I feel like I need to say one more thing, so that painting is very disturbing!

O "mutlu" aile tablosu gerçek değil.

That happy family isn't real.

Bir milyon dolar değerinde bir tablo vermeyi teklif etti.

He offered me a painting worth a million dollars.

Bu çok nadide ve pahalı bir tablo, efendim.

It's a very rare and expensive painting, sir.

Mutlu aile tablosu ha?

One happy family, huh?

Çünkü bu çok güzel bir tablo. Ve geleceği parlak genç bir kadın sanatçıya ait.

Because it's a beautiful painting, and she's a very promising young artist.

Ne güzel bir tablo.

What a lovely picture.