tanrıçası

Bir Tanrıça veya onun gibi bir şey.

She's like a goddess or something.

Ya sen tanrıça ile bir kavga var mıydı?

Or did you have a fight with the goddess?

Bu Beyaz Yeşimtaşı Tanrıça ile cehenneme git, Kızıl Ejder.

Go to hell with this White Jade Goddess, Red Dragon.

Beyaz Yeşimtaşı Tanrıça, sonunda seni buldum.

White Jade Goddess, finally I've found you.

Hiç gerçek bir Kanat Tanrıçası görmedim.

I've never seen a real Wing Goddess.

Çünkü o bir tanrıça!

Because she's a goddess!

Bir insan ve Tanrıça arasındaki en büyük aşk.

The ultimate love. That between a man and a goddess.

İşte o zaman anladım bir tanrıça ile evli olduğumu.

That's when I realized I'm married to a goddess

O bir Tanrıça değil!

She's not a goddess!

Sonra bir Tanrıça demiş ki "Tamam, ama bir şartla.

Then some goddess says, "Okay, on one condition.