yaratık için Türkçe-İngilizce çeviriler:

creature · monster · alien · being · thing · critter · animal · species · creation · diğer çevirileri

yaratık creature

Belki de bu George denen herif başka bir şeydir insan biçiminde bir yaratık falan.

But maybe this guy, George, is something else. Some kind of a creature maybe, in human form?

Yabani kuş, hava ve tüy yaratık, bugün ölmek için güzel bir gün.

Wild bird, creature of air and feather, today is a good day to die.

Öyle karmaşık ve güçlü bir yaratık ki, ona ihtiyacı olmayacaktı.

A creature so sophisticated and powerful, you wouldn't need him.

yaratık monster

Ne tür bir yaratık böyle bir şeyi yapabilir?

What kind of monster would do such a thing?

O hala bir yaratık ve ölmeyi hak ediyor.

She's still a monster and deserves to die.

Çünkü kadın lanet olasıca bir yaratık.

Because she's a goddamn monster!

yaratık alien

Bu yabancı gemiden gelen bir yaratık olmalı.

This could be a creature from that alien ship.

O bir uzaylı, bir yaratık.

He's an alien. He's a thing!

O kötü yaratık sana ne yaptı böyle?

What's the bad alien done to you?

yaratık being

Ama çok tehlikeli bir yaratık.

But, he's a dangerous being.

Bir yaratık saldırısı olabilir mi?

Could it be a creature attack?

Bu yaratık olabilir mi?

Could it be the creature?

yaratık thing

Ne tür bir yaratık böyle bir şeyi yapabilir?

What kind of monster would do such a thing?

Bu yaratık hala hayatta yani?

Mean that that Thing still alive?

Nasıl bir yaratık böyle bir şeye sahiptir? Böyle bir yetenek, güven.

What kind of creature takes such a thing, such a gift, a trust?

yaratık critter

Küçük bir yaratık sadece.

Just a little critter. Just

Bu Otis değil, bu yeşil bir yaratık.

That's not Otis! That's a green critter.

Oh Tanrım, başka bir yaratık.

Oh God, another critter.

yaratık animal

Kadın temiz, ama Hank tamamen farklı bir yaratık.

She's clean, but Hank is a whole different animal.

Bir yaratık gibi, vahşi bir hayvan gibi sevişmek.

Making love like a beast, a wild animal.

Mutlu Noeller seni iğrenç yaratık.

Merry Christmas, you filthy animal.

yaratık species

O yaratığın bir ismi var demek.

So that species has a name?

Yap bunu Dean. Yeni yaratıklar yarat.

Do it, Dean create the new species.

Bir yaratığın hayatı, belki de bütün bir tür tehlikede.

A creature's life, maybe even an entire species, is at stake.

yaratık creation

Yamalanmış bir yaratık.

A patchwork creation

Neely'nin yaratığı, muhteşem eseri mi?

Neely's beast,his great creation?