yumurtalar

Kahvaltı için biraz yumurta, süt, ekmek ve kahve getirmiştim.

I brought in some eggs, milk, bread and coffee for breakfast.

Sadece bana kahve ve. .ona da bir kaç yumurta getir.

Just bring me some coffee and bring him a couple eggs.

Orta pişmiş bir biftek, üç kızarmış yumurta, kızarmış patates, ve kahve istiyorum.

I'd like a steak, medium rare, three fried eggs over, French fries, and coffee, please.

Senin için güzel bir öğünümüz var: Domuz pastırması, yumurta yulaf lapası, portakal suyu, tost ve reçel.

We have quite a meal here for you: bacon and eggs,. .porridge, orange juice, and toast and jam.

Büyük John, bu sabah yumurtalara değişik bir şey yaptın mı?

Big John, you do something different to the eggs this morning?

Sonra geri gel ve öğle yemeği için bedava kızarmış yumurtalı sandviçini al. Tamam.

Now, you come back and get a free fried egg sandwich for lunch. Okay.

Üç dört ve beş yumurta.

Three, four and five eggs.

İçinde yumurta, çedar peyniri.. ananas sosu, karides bir de gizli ve çok özel bir malzeme var.

It's got eggs, it's got cheddar pineapple salsa, shrimp, and a very secret special ingredient.

Bir yumurta ve bir taş arasındaki fark nedir?

What's the difference between an egg and a rock?

Bu sabah yumurta yok mu?

No eggs this morning?