"eğer"

Eğer gitmeye ya da bir başka sürpriz saldırı yapmaya kalkışırsanız sizi görürüz.

Wenn Sie versuchen abzuhauen oder eine weitere brillante Schleichattacke planen, wir sehen Sie.

Eğer onu takımdan uzaklaştırıyorsanız, beni de uzaklaştırmanız gerek. Beni de.

Ich meine, wenn Sie ihn suspendieren, müssen Sie auch mich suspendieren.

Eğer ölüm işleminizi atlayarak intihar ve veya formunu doldurmadan gerçekleştiriyorsanız, dereceniz indirilecektir.

Wenn Sie lhre Todesabwicklung ausüben ohne Selbstmord oder Fallerlaubnis, werden Sie degradiert.

Eğer kız bir cadı gibi giyinmişse, o tam bir terbiyesiz cadıdır.

Wenn sich ein Mädchen wie eine Hexe anzieht, ist sie eine nuttige Hexe.

Altı ay sonra, eğer herkes hemfikir olursa onu resmi olarak da evlatlık alabilirsiniz.

Nach sechs Monaten, wenn alle zustimmen, können Sie ihn offiziell adoptieren.

Eğer prefrontal korteksiniz kazanırsa, stres hormonu değerleriniz yükseliyor.

Wenn Ihr präfrontaler Cortex gewinnt, geht Ihr Stresshormonen-Level nach oben.

Ama eğer birileri sivil cyborgları terör eylemleri için kullanıyorsa

Aber wenn jemand zivile Cyborgs für Terrorattacken manipuliert

Eğer bahsi ben kazanırsam size daha fazla soru soracağım.

Wenn ich gewinne, darf ich Ihnen weitere Fragen stellen.

Eğer çizgilerimiz bir kraliyet mavnası oluşturmuşsa bu demektir ki, birbirimiz için yaratılmışız.

Wenn unsere Handlinien eine Königsbarke bilden, sind wir füreinander bestimmt.

Eğer bir şeyler ters giderse, bundan seni sorumlu tutarım.

Wenn irgendetwas schief geht, mache ich Sie dafür verantwortlich.