çıkarmak için Türkçe-Almanca çeviriler:

entfernen · ausziehen · abnehmen · aufdecken · erlassen · Abgang · ablegen · ausstellen · herausbringen · veröffentlichen · Ableitung · abschrauben · trennen · entnehmen · extrahieren · diğer çevirileri

çıkarmak entfernen

Asimilasyon borularımdan nano sondaları çıkardılar.

Sie entfernten Nanosonden durch meine Assimilierungsröhrchen.

Hint mavisini çıkarmak çok zordur.

Tusche lässt sich schwer entfernen.

Hydra şimdiden Mike'ın gözünü çıkarttı.

Hydra hat bereits Mikes Auge entfernt.

çıkarmak ausziehen

Ben olsam bugün buradan çıkardım.

Ich würde noch heute hier ausziehen.

İlk önce üstündekini çıkar.

Zuerst den Mantel ausziehen.

Ama ben üniformamı senin için çıkardım Data.

Ich habe deinetwegen die Uniform ausgezogen, Data.

çıkarmak abnehmen

Güneş gözlüklerini çıkarabilir misin?

Könntest du deine Sonnenbrille abnehmen?

Bunu bir daha asla çıkarmayacağım.

Ich werde das niemals wieder abnehmen.

Macey Douglas, lütfen şu gaz maskesini çıkarır mısın?!

Macey Douglas, würdest du bitte deine Gasmaske abnehmen?

çıkarmak aufdecken

İyi bir cadı izlerini gizler. Ama ondan daha iyi olan izleri ortaya çıkarır.

Eine gute Hexe verwischt ihre Spuren, aber eine bessere, kann sie wieder aufdecken.

Açığa çıkarmak demişken, dün gece

Apropos aufdecken: Gestern Abend

Biyopsi, beyaz kan hücrelerinin sızdığını ortaya çıkardı.

Die Biopsie hat's aufgedeckt: Weiße Blutkörperchen dringen ein!

çıkarmak erlassen

Bir yasa daha çıkaracaksın?

Noch ein Gesetz erlassen?

Daha kötü yasalar çıkaracak.

Er wird schlimmere Gesetze erlassen.

Hermosa Polisi, Tab Taverner için tutuklama emri çıkardı.

Die Polizei von Hermosa erließ einen Haftbefehl für Taverner.

çıkarmak Abgang

İyi çıkış, ama ben hala buradayım.

Netter Abgang, aber ich bin noch da.

Sen bir yürüyüşe çık Keller.

Mach einen Abgang, Keller.

Bir ayı tarafından kovalanarak sahneden çık." Shakespeare'den.

Abgang, verfolgt von Bär", aus diesem Shakespeare-Stück?

çıkarmak ablegen

Günah çıkarmak ister misin?

Wollen Sie eine Beichte ablegen?

Şapkalar ve kapüşonlar çıksın.

Ok, Hüte und Kapuzen-Shirts ablegen.

İlk önce, şapkamı çıkarmak istiyorum.

Zuerst will ich den Hut ablegen.

çıkarmak ausstellen

Burda bir ehliyet var, Hannah Ronson, üç ay önce çıkarılmış.

Ich habe einen Führerschein hier, Hannah Ronson, vor drei Monaten ausgestellt.

Lord Coward, sizin için tutuklama emri çıkardı efendim.

Lord Coward hat einen Haftbefehl für Sie ausgestellt, Sir.

Ruhsatı Tyrell Debbs adına çıkarılmış.

Lizenz ausgestellt auf Tyrell Debbs.

çıkarmak herausbringen

Herkesi buradan bir düzen ile çıkartmaya çalışıyoruz.

Wir werden hier alle in geordnetetn Bahnen herausbringen.

Bakın. Tommy bir CD çıkarmak üzereymiş.

Seht mal, Tommy wollte eine CD herausbringen.

çıkarmak veröffentlichen

Morgan, Profesör Walker Palo Mayombe üzerine bir kitap çıkarmak üzere.

Morgan, Professor Walker ist dabei ein Buch über die Palo Mayombe zu veröffentlichen.

çıkarmak Ableitung

Duman çatıdan çıkar. Yayılımın hızlanması.

Rauch durch das Dach beschleunigte Ableitung.

çıkarmak abschrauben

Ateşleme mekanizmasını saat istikametinin ters yönüne çevirerek çıkar.

Entferne die Zündkapsel, indem du sie abschraubst entgegen dem Uhrzeigersinn,

çıkarmak trennen

Dayanak. Sayın Yargıç, gizli polisler sorun çıkarabileceğini düşündükleri protestoculara kırmızı etiket yapıştırıp

Euer Ehren, Zivilbeamte markieren problematische Demonstranten mit roten Stickern, damit sie getrennt werden

çıkarmak entnehmen

Günahkar bir şekilde mezardan çıkarılan bir köylünün kemiği.

Die Knochen wurden entweihend aus dem Grab eines Bauern entnommen.

çıkarmak extrahieren

İconometrik elementlerin çıkarıldığı ve triaxilating özyineleme dizeyi olan basit bir mesele.

Wir müssen die ikonometrischen Elemente extrahieren und eine Rekursionsmatrix triaxilieren.