çalışmak için Türkçe-Almanca çeviriler:

arbeiten · funktionieren · versuchen · lernen · gehen · zusammenarbeiten · trainieren · studieren · laufen · schauen · üben · spielen · wirken · schuften · betätigen · schaffen · diğer çevirileri

çalışmak arbeiten

Çünkü bizim için çalıştığın zaman, tek müşterin bu yer olacak.

Denn wenn Sie für uns arbeiten, wird Ihr einziger Klient, dieser Ort sein,

Bir insani kuruluşa çalışıyoruz.

Wir arbeiten für eine Hilfsorganisation.

Sence beraber mi çalışıyorlar?

Sie denken, sie arbeiten zusammen?

çalışmak funktionieren

Param yok. Kredi kartlarım çalışmıyor. Hiç bir şey çalışmıyor.

Ich habe kein Geld, meine Kreditkarten funktionieren nicht.Nichts geht.

Hiçbir şey çalışmıyor mu?

Funktioniert hier gar nichts?

Bir motorun nasıl çalıştığını biliyoruz.

Wir wissen, wie ein Motor funktioniert.

çalışmak versuchen

Neden herkes beni öldürmeye çalışıyor?

Warum versuchen alle, mich umzubringen?!

İçeri girmeye çalışıyorlar!

Sie versuchen reinzukommen!

Neden hala bunu yapmaya çalışıyoruz.

Warum sollen wir es noch versuchen?

çalışmak lernen

Hey, çoğu zaman çalışıyorduk.

Hey, wir haben meistens gelernt.

Toby, sen de kimya sınavına çalışıyordun, değil mi?

Toby, du hast für einen Chemietest gelernt, oder?

Sen çalışmak zorundasın çünkü seni kutsal bir inek gibi katledeceğim.

Du musst lernen, weil ich dich wie eine heilige Kuh schlachten werde.

çalışmak gehen

Param yok. Kredi kartlarım çalışmıyor. Hiç bir şey çalışmıyor.

Ich habe kein Geld, meine Kreditkarten funktionieren nicht.Nichts geht.

Bir GeneCo çalışanı söz konusu, hepimizin tanıdığı bir şarkıcı.

Es geht um einen GeneCo-Mitarbeiter, eine Sängerin, die wir alle kennen!

Kowalski köpek gibi kusuyor. Ve Rico onu yemeye çalışıp

Kowalski geht's hundeelend und Rico will ihn auffressen.

çalışmak zusammenarbeiten

Hayır, korkarım geceleri birlikte çalışmamız gerekecek.

Nein, ich fürchte, wir müssten abends zusammenarbeiten.

Eğer birlikte çalışırsak

Wenn wir zusammenarbeiten

Birlikte çalışmamız gerekiyor Jess, sen ve ben

Wir müssen zusammenarbeiten, Jess, du und ich.

çalışmak trainieren

Şu anda çalışmak istiyorum.

Jetzt will ich erstmal trainieren.

Oh, ve hatırlıyor musun Johnnie nasıl da her zaman bahçesinde üstsüz çalışırdı?

Oh und erinnerst du dich, wie Johnnie immer mit freiem Oberkörper in seinem Garten trainierte?

Çok sıkı çalışıp tüm yarışmaları kazanırsın.

Du trainierst hart. Du gewinnst alle Wettbewerbe.

çalışmak studieren

Beni bir oyun ya da projeymişim gibi çalışması.

Sie studiert mich wie ein Theaterstück oder ein Manuskript!

Sen hala çalışmak istiyorsun?

Du willst immer noch studieren?

İki yıl boyunca Satsui no Hado'dan başka bir şey çalışmadım.

Zwei Jahre lang habe ich das Satsui no Hado studiert.

çalışmak laufen

Ağlarımız hâlâ çalışıyor, değil mi?

Unsere Netzwerke laufen noch, oder?

Tüm motorlar çalışıyor.

Alle Triebwerke laufen.

Şu anda yürümeye ve konuşmaya çalışıyor ve ben de bunların bir parçası olmak istiyorum.

Jetzt versucht er zu laufen und Wörter zu bilden und ich will ein Teil von alldem sein.

çalışmak schauen

Bu gece herkes çalışıyor. Ginzu Masaj'ı ziyaret edeceğiz.

Heute nacht schauen wir bei 'Ginza Massage' vorbei.

Bak, burada çalışan bir çocuk psikiyatrımız var.

Schau, wir haben einen Kinderpsychologen, der hier arbeitet.

Dean bunun üzerinde çalışıyor.

Schauen Sie Dean arbeitet dran.

çalışmak üben

Aslında bugün telaffuz çalışması yapmamız gerekiyordu.

Eigentlich sollten wir Artikulation üben heute.

Sen piyano çalışırken, ben de mutfakta sana kahvaltı hazırlarım.

Während du auf dem Klavier übst, würde ich dir Frühstück machen.

Cpr kukla üzerinde çalışıyor?

Übst du an der Resusci-Anne?

çalışmak spielen

Burada ciddi bir oyun oynamaya çalışıyoruz.

Wir wollen hier ein ernstes Spiel spielen.

Çalışmak, oynamak, dostluk, aile.

Arbeit, Spiel, Freundschaft, Familie.

Nereye varmaya çalışıyorsun Castle? Bir tür oyun mu?

Worauf willst du hinaus, Castle, irgendein Spiel?

çalışmak wirken

Bir çeşit melek sireni gibi çalışıyor.

Es wirkt wie eine Art Engel-Sirene.

Madalyon sadece bir tür kalp üzerinden çalışıyor.

Das Medaillon wirkt nur durch ein gütiges Herz.

Billy, uzun görünmeye mi çalışıyorsun?

Billy, versuchst Du größer zu wirken?

çalışmak schuften

Hey. Terfi almaya çalışıyorsun?

Hey, schuftest du für eine Beförderung?

Gündüzleri, ayakkabı dükkanında çalışıyor, geceleri, müşfik sevgilisi Remington ile yaşıyordu.

Tagsüber schuftete er in einem Schuhgeschäft. Nachts brütete er über seiner Remington.

çalışmak betätigen

Linderman gibi bir gangster için çalışmak, onun için tetiği çekmek.

Für einen Gangster wie Linderman arbeiten, den Abzug für ihn betätigen.

çalışmak schaffen

Ekip çalışmasıyla her şeyi yapabiliriz

Mit Teamwork können wir alles schaffen