ödül için Türkçe-Almanca çeviriler:

Preise, Preis · Belohnungen, Belohnung · Auszeichnungen, Auszeichnung · Preisgeld · Geldpreis · Trophäe · Hauptpreis · Prämien, Prämie · diğer çevirileri

ödül Preise, Preis

Ödül için teşekkür ederim.

Danke für diesen Preis.

Bay Broncowitz'den ödülü alacak kişi Margaret Redfeather.

Den Preis für Mr Broncowitz nimmt Margaret Rotefeder entgegen.

Federasyon Tıp Konseyi bu yılın Carrington ödülü adaylarını açıkladı. Adaylar:

Der medizinische Rat der Föderation nominierte für den Carrington-Preis

ödül Belohnungen, Belohnung

Bir ödül hak ediyorum.

Ich verdiene eine Belohnung.

Herhangi bir ödül istemiyorum.

Ich will keine Belohnung.

Bunun bir ödülü var mı?

Gibt es eine Belohnung dafür?

ödül Auszeichnungen, Auszeichnung

Bu ödül için çok teşekkür ederim.

Vielen Dank für diese nette Auszeichnung.

Bu ödül için çok teşekkürler.

Danke für diese Auszeichnung.

Yeni numaramız bugün bir ödül alıyor, Finch.

Unsere neue Nummer erhält heute eine Auszeichnung, Finch.

ödül Preisgeld

Peki neden bu ödül parası senin için bu kadar önemli?

Also wieso ist das Preisgeld überhaupt so wichtig für dich?

Ödül parasını ne kadar çok istediğini biliyorum.

Ich weiß, wie sehr du das Preisgeld haben willst.

Bu benim tüm birikimimdi, ödül parası. Hepsi.

Das war mein ganzes Erspartes, das Preisgeld.

ödül Geldpreis

Para ödülü, intikam, ünvan, heyecan.

Geldpreis, Rache, Titel, Nervenkitzel.

Cardillo Birliği'nin yarışması, nakit ödülü ve bir dergide yaz staj fırsatı var.

Das Cardillo-Stipendium. Es ist ein Geldpreis und ein Sommerpraktikum in einem Magazin.

Nakit ödülü ve bir dergide yaz stajı fırsatı sunuyor.

Es ist ein Geldpreis und ein Sommerpraktikum in einem Magazin.

ödül Trophäe

Bir ödül daha.

Noch eine Trophäe.

Senin için bir ödül gibiyim.

Ich bin eine Trophäe für dich.

Güzel bir ödül olacak.

Das wird eine nette Trophäe.

ödül Hauptpreis

Bir keresinde büyük ödülü kazanmıştım.

Ich hab einmal den Hauptpreis gewonnen.

Monako büyük ödülü kazandı adamım.

Monaco hat den Hauptpreis, Mann.

ödül Prämien, Prämie

Bize büyük bir ödül lazım.

Wir brauchen eine große Prämie.