üzereyiz

Kötü adamları haklamak üzereyiz. Çok önemli bir politikacıyı.

Wir demontieren eine sehr wichtige politische Persönlichkeit.

Bir müşteri ayarlamak üzereyiz.

Kundschaft. Ein Kunde, Jiji!

İki araba tarafından kıstırılmak üzereyiz.

Wir werden von zwei Autos eingekesselt.

Sizi doklama ağımıza aldık ve yıldız patlaması yapmak üzereyiz.

Wir haben dich im Docking-Web und werden gleich stellarbeschleunigen.

Michael ve ben ünlü olmak üzereyiz.

Michael und ich werden bald berühmt.

Sen ve ben bu dünyayı çok, çok heyecanlı yapmak üzereyiz.

Du und ich, wir werden die Welt sehr, sehr aufregend gestalten.

Bir kez daha tehlikeli bir oyun oynamak üzereyiz.

Einmal mehr spielen wir unser gefährliches Spiel.

Yenilmek üzereyiz ve tek yapabildiğin kendine acımak.

Wir werden gleich gepatscht, und Sie zerfließen in Selbstmitleid.

Avery, dilaltı sinirine gelmek üzereyiz.

Avery.Wir kommen zum Unterzungennerv.

Spaceport'a varmak üzereyiz.

Ankunft im Raumfahrtzentrum.