ısmarladı

Babam bundan bir tane ısmarladı.

Vater hatte einen vorbestellt.

Noel'de burada olmalıydın çünkü Tommy bir tur içki ısmarladı ve herkese hindili sandviç verdi.

Du hättest Weihnachten hier sein sollen, denn Tommy schmiss 'ne Runde und spendierte allen Truthahnbrötchen.

Sonra sakallı bir eleman beni takılırken gördü ve yemek ısmarladı.

Dann sah mich ein Kerl mit Bart rumwarten und kaufte mir Mittagessen.

Ağzımıza layık fajitaları kim ısmarladı?

Wer hat die whup-ass Fajitas Bestellt?

Lindy'nin Yeri'ne gitti ve bir cheesecake ısmarladı.

Er ging zu Lindys, bestellte einen Käsekuchen.

Karışık salatayı kim ısmarladı?

Wollte nicht jemand gemischten Salat?

Bana öğle yemeği bile ısmarladı. Şampanyalı. Bir sürü şampanya.

Hat mir sogar ein Essen spendiert, mit viel Schampus.