Büyümeye

Büyüme bozukluğu, yüksek tansiyon, pıhtılaşma, obezite.

Wir haben Minderwuchs, Bluthochdruck, Blutgerinnsel, Fettleibigkeit

İki ay çiftleşmeleri için, bir ay büyümeleri için.

Zwei Monate bis zur Paarung, ein Monat wachsen.

İkinci büyüme döneminize adım adım yaklaşıyorsunuz.

Ihr entwickelt bald sekundäre Geschlechtsmerkmale.

Büyüme hızı ikiye katlandı.

Ihre Wachstumsrate verdoppelt sich.

Şimdi ihtiyacın yok biliyorum ama yakında minik göğüslerin büyümeye başlayacak.

Ich weiß, du brauchst noch keinen, aber deine kleinen Brüstchen werden bald sprießen.

Belirli bir büyüme ortalamasına ihtiyacım var ve birileri kayısılı yoğurdu yalayıp yutmuş.

Mit Limonen-Pudding? Ich brauche ein Nährmedium und jemand verputzte den Aprikosen-Joghurt.

Şimdi Carol Anne'i istiyor. O büyümeden önce.

Er will Carol Anne jetzt, bevor sie erwachsen ist.

Ekonomik büyümenin, özgürlüğün ve mutluluğun olduğu bir gelecek.

Eine Zukunft wirtschaftlichen Wachstums, der Freiheit und des Glücks.

Biz şu anda endotelyal büyümeyi önlemeye çalışıyoruz.

Wir wollen eine Vermehrung des Endothels vermeiden.

Ve şimdi de "Ekmek Küfünün Büyüme Faktörleri"yle karşınızda Widmark Fowler!

Und jetzt mit Wachstumsfaktoren im Brotschimmel Widmark Fowler!