Biyo

Paratrinik kalkan, yoğun enerji matrisi biyo-nöro çevrim?

Paratrinische Schilde, dichte Energiematrix, bioneurale Schaltungen.

Thor'un biyo işaretini burada tespit ettim.

Ich habe Thors Biosignatur hier entdeckt.

Kötü biyo-yataklar, berbat ışıklandırma, eski aletler.

Wenig Biobetten. Schlechtes Licht. Alte Instrumente.

Tam bir biyo spektral tarama gerekecek.

Ich führe eine Biospektralanalyse durch.

Konukçu üzerinde biyo-spektral tarama yaptılar mı?

Machten sie einen biospektralen Scan beim Symbionten?

Bazı geleneksel çevrimler, biyo-nöro hücreler içeren jel paketleri ile değiştirildiler.

Bioneural? Einige der Systeme wurden durch Gelbündel bioneuraler Zellen ersetzt.

Beni, bir biyo-zaman kapsama alanı içine koymalısınız.

Sie müssen mich in ein biotemporales Eindämmungsfeld stecken.

Metreon taşmasında olduğu gibi kurbanını biyo moleküler seviyede parçalayarak buharlaşmasını sağlıyor.

Es spiegelt wider, wie die Metreonkaskade ihre Opfer vaporisierte, durch biomolekulare Auflösung.

Dr. Erik Westphal United Southfield'de biyo-patoloji bölümünü yönetiyor.

Dr. Erik Westphal leitet die bio-pathologische Abteilung von United Southfield.

Bakın bir, gerileyici döngü akımlı biyo-elektriksel nemli alan.

Oh, ein bioelektrisches Feuchtfeld, mit einer retrograden Kreis Inversion?