Caddenin

Bütün caddeler haritadan silinmiştir.

Ganze Straßenzüge verschwinden vom Stadtplan.

Bu caddeler benden sorulur!

Ich regiere diese Strassen.

Bir cadde ve bir koridor.

Eine Strasse, einen Wohnblock.

Otto Grotewohl Caddesi olmuş Wilhelmstrasse.

Otto-Grotewohl-Straße wird zur Wilhelmstraße.

Caddeler düşmanla dolu.

Straßen voller Feinde.

Ana caddeye doğru gidiyor.

Sie fährt zur Hauptstraße.

Bond Caddesi, lütfen.

Zur Bondstreet, bitte!

Bu arada seni gözetleyen biri var caddenin karşısında, Sherlock.

Übrigens, ein Schlitzauge beobachtet dich von gegenüber, Sherlock.

Hey İskoçyalı, ana cadde üzerindeki bir dondurmacıda el bombası patladı.

Hey, Scotty. Handgranaten explodieren in einem Eiscafe an der Hauptstrasse.

Merchant Caddesi'nde küçük bir fotokopi şirketini yönetiyor ve sekretere ihtiyacı var.

Er betreibt diesen kleinen Copyshop in der Merchant Street und er braucht eine Sekretärin.