Fan

Fan

Fan kurgularım gerçek oluyor.

Meine Fanfiktion wird wahr.

Bu yeni tarikat, Joe Carroll'un yeni fan kulübü olabilecek en kötü şekilde ün arıyorlar.

Dieser neue Kult, dieser Fan-Club von Joe Carroll, sucht Ruhm in der schlimmstmöglichen Art.

Hava temizleyici içerisindeki Katlara besleme yapan fan filtreleri hava akımının nemlenmesini sağlıyor

Die Luftfilter der Etage im atmosphärischen Reiniger führen zu einer Dämpfung des Luftzugs

Genellikle Tallyho Fan ya da Tallyho Circle ile oynuyor.

Normalerweise spielt er mit Tallyho Fan oder Circle.

Ben Melbourne'dan David, dostum, sıkı bir Maiden fanı.

Hier ist David aus Melbourne, ein richtiger Scheiß-Maiden-Fan.

Sahip Fan, çabuk gel!

Fan, komm schnell her!

Lao Lou ve Lao Fan var yanında.

Lao Luo und Lao Fan bewachen sie.

Dinle, Floyd, kötü bir niyeti yok sadece bir fan adamım.

Hör mal, Floyd, er meint es nicht böse. Er ist einfach ein Fan.

Fan kayışına baksana.

Überprüf den Keilriemen.

Havalandırma fanları tam güç.

Ventilatoren auf volle Kraft.