Paris'te

Senin için Paris'te bir sergi organize etmek istiyorum.

Ich möchte eine Ausstellung in Paris für Sie organisieren.

Hayır, ben sadece onu Paris'te hiç aldatmadığımı söyledim.

Nein, ich sagte, ich habe ihn in Paris nie betrogen.

Senin gibi biri olmadan Paris'te ben ne yapacağım?

Wie komme ich in Paris ohne jemanden wie dich zurecht?

Bu öğleden sonra Paris'te olmak zorundayım.

Ich muss heute Nachmittag in Paris sein.

Paris'te, belki, ama bu küçük şehir, savunmasız.

Vielleicht in Paris. Wir sind eine kleine, schutzlose Stadt.

Paris'te bir sürü iyi dostum var.

Ich habe viele gute Freunde in Paris.

Geçen hafta Paris'te dört teröristi bir kitle imha silahıyla yakaladık.

Letzte Woche haben wir in Paris vier Terroristen mit einer Massenvernichtungswaffe erwischt.

Ya burada ya da Paris'te.

Entweder hier oder in Paris.

Paris'te bir yıl Julie.

Ein Jahr in Paris? Julie!

Paris'te bir manken ajansı işletiyor.

Sie führt eine Modelagentur in Paris.