Partisi

Ben de bir parti organizatörü tanıyorum.

Ich kenne auch einen Partyplaner.

Belki bir "şarap tatma" partisi vermeliyiz.

Vielleicht, sollten wir eine Weinprobe veranstallten.

Kimse şişe servisi yapmamaya başladı. Özel partiler falan verilmedi.

Niemand bestellt Flaschenservice, keine Privatparties, kein gar nichts.

Sanırım bu gece kızlar yurdunda bir parti var.

Ich glaube, heute Abend ist eine Studentinnenparty.

Oğullarım benim için doğum günü partisi vereceklermiş.

Meine Söhne schmeißen eine Geburtstagsparty für mich.

Ona büyük bir sürpriz doğum günü partisi veriyoruz.

Wir Schmeißen für ihn eine große Überraschungsparty.

Evet, Daf'ın bekarlığa veda partisi.

Aye, Dafs Junggesellenparty. Ganztagsjob.

Harikulade partiler Çöpler bile harikulade

Fabelhafte Partys, sogar fabelhafter Kitsch!

Bu bir parti, öyle değil mi?

Dies ist doch ein Fest?

Bu akşam büyük bir parti var.

Heute Abend gibt's eine Riesenparty.