Radyoya

Küçük bir radyo için büyük bir balık.

Ein großer Fisch für einen kleinen Sender.

Gizli bir radyo vericim var.

Ich habe einen geheimen Funksender.

Radyo ışınları senkronize edildi.

Funkstrahl fürs Toppling synchronisiert.

Saptırma için radyo ışını senkronizasyonu.

Funkstrahl fürs Toppling synchronisieren.

Televizyon ve radyo istasyonlarınız var.

Sie besitzen Fernsehsender, Radiosender.

Ama artık radyo reklamlarım da var.

Aber jetzt habe ich Radio-Werbung.

Bugünlerde iyi radyo programcıları bulmak zor.

Gute Radiomoderatoren sind zur Rarität geworden.

Radyoların bir değeri yok artık.

Radios haben keinen Wert mehr.

Radyo odasından köprüye.

Brücke, hier Funkraum.

New Jersey'nin Radyo Üniversitesinde Gündoğumu Sömestiri.

Semester "Sonnenaufgang". New Jerseys Funkuniversität.