Tanımlanmamış

Tanımlanmamış bir madde diğer bütün yolcuları öldürdü.

Ein unbekannter Wirkstoff hat alle übrigen Passagiere getötet.

Yüzbaşı, tanımlanmamış bir veri frekansı alıyorum.

Captain, ich empfange eine unidentifizierbare Datenfrequenz.

Uçuş güvertesinden ayrılan tanımlanmamış bir temas var.

Ein nichtidentifizierter Kontakt verlässt das Flugdeck.

Tanımlanmamış radyo emisyonları, iyonizasyon parazitleri?

Und die unbekannten Hyperraumsignale und Ionisationsstörungen?

IP adresi tanımlanmamış bir ofisten Adliye bodrumundan.

Die IP-Adresse gehört zu einem unbenutzten Raum im Kellergeschoss.