ablası

Abla, yarın için iyi şanslar!

Schwester, viel Glück morgen.

Her şey için teşekkürler, abla.

Danke für alles, große Schwester.

Çok teşekkür ederim abla.

Vielen Dank, Schwester. Lecker.

Jensen'ın ablası burada oturuyor.

Jensens große Schwester wohnt hier.

Ablam bu aşk birlikteliğini ayarlarken Lollys'in ablası olduğundan bahsetti mi?

Als meine Schwester dieses Liebesarrangement traf, erwähnte sie da Lollys' ältere Schwester?

Bir erkek kardeşi, bir ablası ve babası var.

Sie hat einen Bruder, eine Schwester und einen Vater.

Catherine, bu Bayan Montgomery, Bay Townsend'in ablası.

Catherine, das ist Mrs Montgomery, Mr Townsends Schwester.

Samantha'nın ablası olan. Evet.

Sie sind Samanthas Schwester.

Peder Justin'in ablası, Bayan lris Crowe.

Bruder Justins Schwester, Miss Iris Crowe.

Çünkü senin hala bir ablaya ihtiyacın var.

Weil du immer noch eine große Schwester brauchst.