anlıyorum

Bunun için neden beni suçladığınızı anlıyorum.

Ich verstehe, warum sie mich dafür beschuldigen.

Seni anlıyorum ama başka ne şansımız var ki?

Ich verstehe dich, aber welche Wahl haben wir schon?

Ben seni anlıyorum.

Ich verstehe dich.

Ancak bu anlar, bu oyun değişiklikleri bir gizem barındırır.

Aber diese Momente, diese Spieländerungen, hinterlassen ein Geheimnis.

Ben bir miktar Danimarkaca anlıyorum.

Ich verstehe ein wenig Dänisch.

Ama şimdi her şeyi çok iyi anlıyorum.

Aber jetzt ist alles für mich klar:

Şimdi her şeyi anlıyorum

Jetzt verstehe ich alles.

Ben şimdi anlıyorum.

Jetzt verstehe ich.

Anlıyorum fakat biz bir şey yapmadık.

Ich verstehe, aber wir haben nichts gemacht.

Çok iyi anlıyorum, teşekkür ederim.

Ich verstehe vollkommen. Vielen Dank.