anti

Aşırı derecede anti-sosyal bir davranış.

Ein äußerst unsoziales Verhalten.

Önce, anti-casusluk, sonra anti-terörizm.

Zuerst Gegenspionage. Dann Gegenterrorismus.

Bir ADCA na ihtiyacımız var Anti-Dişi-Casus-Aracı.

Wir brauchen ein ASG Anti-Spioninnen-Gerät.

Küstah, kaba, anti-sosyal, itici mi?

Frech, unhöflich, unsozial, impulsiv?

Bir anti-Siber silahı bile mucizedir.

Selbst eine Anti-Cyberwaffe ist ein Wunder.

Anti elektron çarpışmalarıyla ilgili çalışmalarınız eşsiz.

Ihre Studien zur Antielektronenkollision sind beispiellos.

Non-sterodial ve anti-enflamatuar.

Nichtsteroidale Antirheumatika. NSAR.

Ama Asim bir anti-Amerikancı.

Aber Assim ist antiamerikanisch.

Öyleyse siz de, Bay veya Bayan. Mom'ın yakıcı anti-mantar ilacının rahatlatıcılığı gerekiyor!

Dann brauchen Sie, Mr. oder Mrs. Die wohltuende Wirkung von Moms ätzender Anti-Pilz-Salbe.

CIA GİZLİ GÖREV ANTİ-TERÖRİZM BÜROSU NEW YORK

CIA GEHEIME ANTI-TERRORBEHÖRDE NEW YORK CITY