arıtma

Bu çocuklar arıtma tesisinde çalışıyor.

Diese Kinder arbeiten in der Raffinerie.

Bloomfield Bakır Şirketi'nin Jefferson Heights'ta bir arıtma tesisi var.

Es gibt ein Bloomfield Kupferwerk mit einer Raffinerie in Jefferson Heights.

Ana gezegenlerinden bu kadar uzakta bir arıtma tesisi mi?

Eine Raffinerie, so weit weg von ihrer Hei matwelt?

Rouge nehri, eski arıtma tesisi.

River Rouge die alte Kläranlage.

Ya bu bir çeşit pis su arıtma tesisiyse?

Was, wenn das eine Art Kläranlage ist?

Bir su arıtma pompası.

Das ist eine Seewasserpumpe.

Laboratuvara girmek için herkesin arıtma işleminden geçmesi gerekiyor.

Jeder, der den Hochsicherheitsbereich unseres Labors betritt, muss dekontaminiert werden.