ayrılma

Sonra, ben ayrılmadan önce, Sana bir soru soracağım.

Bevor ich gehe, stelle ich Euch eine Frage.

Öldü Ben ayrılmadan dört yıl önce.

Sie starb vier Jahre bevor ich ging.

Ayrılmadan önce son bir şey daha.

Aber noch eine Sache, bevor ich gehe.

Ayrılma için hazırlanıyoruz.

Abtrennung vorbereiten.

Ayrılma başarılı efendim.

Abtrennung erfolgreich, Sir.

Ahlaki bilinçlilik bir çeşit ayrılmayı ima eder

Moralisches Bewusstsein impliziert eine Art Spaltung

Milyonlarca kez gördüm. Bazıları ayrılmanın acısını, ilişkiyi kötüleyerek hafifletir.

Manche überbrücken den Abschiedsschmerz indem sie die Beziehung schlechtmachen.

Michigan'dan ayrılmadan önce, Rita Bennet, Rita Brandon olabilir miydi?

Bevor sie Michigan verließ, hieße Rita Bennet dann wohl Rita Brandon.

Kısmi bir plansental ayrılma söz konusu, Bayan Hawk.

Sie hatten eine partielle Plazentalösung, Ms. Hawk.

Tamam, ayrılma, ayrılma.

Ok, abkoppeln, abkoppeln.