bırakın

Gidince çevreye zararlı soğutucularımızı geride bırakabilir miyiz?

Können wir unsere umweltschädlichen Styropor-Kühler liegenlassen, wenn wir gehen?

Lütfen beni yalnız bırakın!

Lasst mich bitte allein!

Bir mesaj bırakmak ister misiniz?

Möchten Sie eine Nachricht hinterlassen?

Ona bir mesaj bırakabilir miyim?

Kann ich ihm eine Nachricht hinterlassen?

Şimdi beni yalnız bırakın.

Jetzt lasst mich allein.

Hayır, hayır bırakın beni!

Nein, nein, lasst mich gehen!

Ben seni eve bırakırım.

Ich fahre dich nach Hause.

Beni yalnız bırakın!

Lasst mich allein.

O halde senin kibirliliğin bize başka seçenek bırakmıyor.

Dann lässt uns dein Starrsinn wohl keine andere Wahl!

Bizi yalnız bırakın!

Lasst uns allein!