bazıları

En azından bazıları gibi koroner damarlarım yüzünden skolyoz olmuyorum.

Wenigstens habe ich keine Rückgratverkrümmung durch meine Koronar-Venen wie andere Leute.

Bazılarında broşür vardı, diğerlerinde hiç bir şey yoktu.

Manche hatten kleine Broschüren, ein Viertel hatte gar keine Information.

O dosyalardan bazıları hassas bilgiler içeriyor.

Manche dieser Dateien könnten heikle Informationen enthalten.

Bazıları yaşar, bazıları da ölür.

Manche Menschen leben, manche sterben.

Bazı şeyler değişir, bazıları asla değişmez.

Manche Dinge ändern sich. Manche nie.

Bazı kadınlar uzun erkekleri sever. Bazıları kısa erkekleri sever.

Manche Frauen mögen große Männer, manche kleine Männer.

Bazı kadınlar saklamak, bazıları ise açmak ister.

Einige Frauen möchten verstecken, andere möchten offenbaren.

Bazıları zehirli ama yasa dışı bir şey yok.

Ein paar sind giftig, aber nichts illegales.

Belki de bazıları bağışıktır. Çok az bir kısmı.

Vielleicht sind manche immun dagegen, einige wenige.

Bu faturalardan bazılarında telefon numaraları var.

Einige dieser Scheine haben Telefonnummern drauf stehen.